Friday, 2 September 2011

EuroSon

Yazılarımda ve konuşmalarımda bundan sonra Eurozone yerine EuroSon kullanacağım. Böylece bu konudaki görüşlerimi açıklamak için fazla yer harcamama gerek kalmayacak.  Açıkçası çok sıkıldım bölgedeki politik ekonomiyi takip etmekten. Benim olumsuz görüşlerimin bile altında bir performans sergiliyorlar. Geçenlerde canlı yayında da söylediğim gibi küresel anlamda borç sorunu kadar büyük başka bir sorun ise liderlik eksikliği. Ümidimiz demokratik süreç er ya da geç daha iyi liderler çıkaracak ortaya.  

Her ne kadar son günlerde herkes ABD verilerine odaklanmış olsa da aslında asıl haberler Avrupa tarafındaydı. Gelen veriler sürpriz olmadı. Ekonomi “bilimi” bu günlerde çokça eleştiri alsa da ortaya çıkan tablo tam anlamıyla ekonomi kitaplarında yazıldığı şekilde gerçekleşiyor ve maalesef bölge EuroSon ismini hak ediyor. Topluluk içinde kalmanın çekirdek dışı için artık bir getirisi kalmadı.  Bundan sonrası tekrar büyümeye kadar şafak saymakla geçecek.   

EuroSon’un bu durumu aslında Bretton Woods ve altın standardına dönmek isteyenlere ibret olmalı. Bretton Woods’un babası olarak kabul edilen Keynes böyle bir sistemin ancak “dünya ekonomik hükümeti” (economic government of the world) ile mümkün olabilecegini belirtmişti.

Erda Gerçek
Thales Eğitim ve Danışmanlık

Friday, 26 August 2011

Jackson Hole öncesi Muhammed El-Erian Yazısı

Geçen gün yazımda QE3 bekleyenelerin hayal kırıklığına uğrayabileceklerini belirtmiştim. Bence El-Erian, QE3'ün neden olmaması gerektiği konusunu çok başarılı bir şekilde anlatmış aşağıdaki makalede. Herkesin okuması gereken bir yazı. Özellikle benim çok üstünde durduğum yapısal sorunları ele almış ve bunların sadece para politikası ile çözülemiyeceği konusunun altını çizmiş.



http://www.ft.com/intl/cms/s/0/0472f1ea-cd89-11e0-b267-00144feabdc0.html?ftcamp=rss&ftcamp=crm/email/2011826/nbe/InTodaysFT/product#axzz1W82hWb6B

Wednesday, 24 August 2011

Şeker mi, Kurban mı?


Küçükken hep karıştırırdım. Sanki Ramazan’ın orucundan sonra kurban bayramı gelmesi gerekiyor diye düşünürdüm.

Son birkaç günlük piyasa hareketlerine bakarsak aslında yatırımcıların da bu konuda biraz kafaları karışık gibi görünüyor. Cuma günü Bernanke’den bayram şekeri beklerken bir kazaya kurban gitmeyelim diye düşünüyorlar sanırım.

Dün AB ve ABD’de çıkan birbirinden kötü verilerin Fed’in QE3 için elini güçlendirdiği düşünülüyor. Ben bu kadar emin olmazdım. Cuma QE3 açıklanırsa benim için bayağı büyük bir sürpriz olur. Aslına bakarsanız Başkan da beklentileri yönetmek adına bu seneki konuşmasının başlığını açıkladı: Kısa ve Uzun Vadeli Ekonomik Görünüm. Geçen sene QE açıklamasının geldiği konuşması: Ekonomiye Bakış ve Para Politikası.  

Ben Double Dip grubunda değilim.  Temmuz başında az da olsa olumlu bir ivme görünüyordu global ekonomide. Ancak piyasa bir şekilde kendini toparlamazsa Wall Street’den reel ekonomi olarak adlandırdığımız Main Street’e etki kaçınılmaz hale gelecek. Fed, Main Street’i ve ikisi arasındaki geçiş mekanizmasını etkileyemediği için elinden geldiğince Wall Street’i yukarda tutmaya çalışıyor. Bu yüzden hisse senetleriyle kredi piyasaları arasındaki makas da büyüyor.  Şapkadan tavşan (QE3) çıkaramasa da Bernanke piyasaları rahatlatmak için elinden geleni yapacak. Bakalım göle çalınan bu maya tutacak mı?

Monday, 22 August 2011

Cuma günü Jackson Hole’da Ben Bernanke’ye sorulacak iki önemli soru:


Sayın Başkan

Mayıs 2007’de sub-prime krizinin kontrol alındığını söylediğiniz günlerde mi olmayı yeğlersiniz yoksa şu andaki durumunuzda mı?  Neticede 2008 kriz bitti deniyor. Şu anı tercih ediyor olmanız lazım.

2013 yılına kadar faizlerin bu seviyelerde kalacağını söylediniz geçen toplantı sonrası. Peki, bu açıklamayla yatırım yapmayı düşünen iş alemine nasıl bir sinyal göndermiş oldunuz?

Wednesday, 17 August 2011

Eurozone: Uzun ince bir yol


Dünkü Sarkozy – Merkel toplantısı sonunda açıklananlar her ne kadar piyasaları memnun etmese de bence dikkat edilmesi gereken bir kaç husus var:

Kısa vade sonuç piyasanın istediği Eurobond’un bir başlangıç değil sonuç olduğunun açıklanması. Zaten mantık çerçevesinde kafasında bir yol haritası çizen herkes bunun olmayacağı fikrine varabilirdi. Sürpriz olmadı.

Bence en can alıcı sonuç alınan kararlarla piyasanın ağzına perseng ettiği mali birliğin ne kadar uzak olduğunun net bir şekilde ortaya çıkması. Sadece bu iki devlet arasında 2013’de başlayacak pilot uygulama sonuçlarının görülmesi bile yıllar alacak. Topyekun mali birlik piyasa ufkunun çok ötesinde.

Piyasa için dünkü toplantıdan çıkacak tek sonuç: ECB is the new Fed!  

Tuesday, 16 August 2011

Bu bir tuzak

Geçen hafta TV’de de söyledim. Artık hepimiz okulda kullandığımız ekonomi kitaplarına dönüyoruz. Bunu bir göstergesi de bu aralar bizim Thales Eğitim ve Danışmanlığa en çok gelen eğitim talebi Global Ekonomi. Her seviyede yöneticilere bu dersin değişik versiyonlarını veriyoruz çünkü ekonominin durumu hiç olmadığı kadar günlük yönetim kararlarını etkiler hale geldi.

Geçmişte okuyup da “hadi canım, bunlar çok teorik’’ dediğimiz olaylar yavaş yavaş gerçek hayatta kendini göstermeye başladı. Bunlardan en önemlisi de likidite tuzağı. Geçen hafta Fed’i dinlerken bir kez daha ABD ekonomisinin İngilizce tabiriyle “kaygan yokuşa” doğru sürüklendiğini teyit ettim.  Fed’in ortaya koyduğu bütün opsiyonları gözden geçirdim. Hiç birinin ekonomiyi topyekun canlandıracak bir potansiyeli olmadığı ortada. Sorun likidite değil. Hep yazıp söylüyorum QE1 ve 2’de de halkın anladığı anlamda para basılmadı. Fed’in bankalara sunduğu likidite tekrar FED’e geri dönüyor. Kredi olmadan para basılmış olmaz.  Bernanke’nin bahsettiği bir opsiyon da Fed’in bankalara verdiği faizi %0,25’den %0’a indirmek. Bu bankaları daha fazla kredi vermeye itmez çünkü sorun kredi talebinde. Öte yandan %0 faizde para piyasası kilitlenir. İyi bir seçim değil gibi…

Deleveraging devam ediyor. Bunu zaten tüketici talebindeki genel gidişattan ve güven endekslerinden de izleyebiliyoruz. Bu durumda bir anda opsiyonlar daralıyor. Fed’in yapacakları bitti diyemeyiz. Hollywood’dan da biliyoruz. Savaşmadan pes etmek yoktur Amerikalıların tabiatında. Ancak her atılan başarısız adım bir sonraki adımı daha da güçsüz kılacak. 

Bana sik sorulan bir soruyu cevaplayarak bitirmek istiyorum yazımı: Hayır, Fed hisse senedi alamaz.