Friday, 20 November 2009

RISK: $$$$$$

Dunku yazimdaki olumlu gorusume risk faktorlerine pek deginmemistim. Kisaca petrol fiyatlarindaki yukselmenin bir risk olabilecegini yazdim.

Piyasalar icin en buyuk risk dolarin guclenmesi. Dunku TV konusmamda bunu yine dile getirdim. Hisse senedi yuklu bir portfoye en iyi sigorta (hedge) ABD dolari tutmak diye dusunuyorum.

Piyasalardaki kisa vadeli dusus/konsolidasyon beni rahatsiz etmiyor. Hatta yeni lider aranirken soluklanilmasi iyi diye dusunuyorum. Lakin DXY endeksinde ciddi ve kalici bir cikis olursa bence piyasayi tamamen satmak/shortlamak lazim fikrindeyim.

Thursday, 19 November 2009

Bu Sabahki CNBC-e Konusmam

Piyasalarda son gunlerde gozlenen yorgunluk bence yeni bir lider arayisindan kaynaklanmakta.

Krizde en buyuk darbeyi alan sektor suphesiz finans sektoruydu. Dogal olarak da hisse senetleri cikmaya basladiginda basi ceken sektor oldu. Ozellile ABD'de Fed'in sektoru destekliyici politikalari krizden kurtulan bankalarin karliliklarinda da ciddi artislara neden oldu. Sonucta sektorun onceligi sadece teknik degil temel faktorlerle de destekleniyordu. Zaten aciklanan kar rakamlari da bunu gosterdi.

Gelinen noktada piyasa "acaba artik finans sektoru liderligi birakir mi ve birakirsa hangi sektor lider olur" sorusunu souyor kendisine. Lider koltugunda gozu olan sektor besinci kulvarda yarisan emtia sektoru. Besince kulvar dememin nedeni genelde ekonomik dongunun (cycle) bu safhasinda emtia sektoru oncu olmaz. Bu sektor deep yada late cylical sektordur. Yani ekonomik buyume ve global talep konusunda artik pek endise kalmadigi zaman bu hisselerde haraket gorunur. Nitekim bu sektorde erken bir yukselis aslinda kendi kuyusuni kazar. Ornek: Her ne kadar rallinin basinda beri petrolun risk istahi gostergesi ve dikkat edilmesi gereken yatirim araci oldugunu soylesem de bence su an en buyuk risk ham petrol fiyatlarinin $90'a cikmasi. Bu seviyelerde hemen endisler baslar ve enlasyonist mi deflasyonist mi tartismalari gundeme gelir. Ben bu fiyat seviyesini tuketiciye ek bir vergi olarak dusunerek deflasyonist oldugunu iddia ediyorum. Ancak ne olursa olsun agzimizin tadini bozar petrol $90'da.

Bu yuzden ben emtia sektorunun oncu sektor olmasina cok sicak bakmiyorum. Bence reel sektorden, imalat tarafindan gelecek yeni liderlik. Programda kapitalist olmanin tam zamani demistim. Yani ozellikle ABD'de hayatta kalan sirket sahibi olmak su an icin cok avantajli:
  • Fabrika ve makinalar tamamen amortize edilmis. (ABD'de su an yatirilmis (capital stock) sermaye tarihde hic olmadi kadar yasli.)
  • Is gucunde ciddi bir azalma olmus ve sadece cok verimli isciler geride kalmis (Son cikan rakamlar hem sermaye, hem de isgucu verimliliginin arttigini gosteriyor).
  • Rekabet ettiginiz sirket iflas etmis.
  • Iflas eden sirketin makinalarini ucuza kapatmissiniz.
  • Derken telefon caliyor... Musteriniz.

Basta bilancosu temizlenmis ve guclenmis imalat sirketleri, karlilik acisindan oncu olacak. Ardinda bu krizde kendini yeniden kesfeden sirketler. Finans sektoru global isgucunun en iyilerini cezbedemez duruma gelince bu beyinler yeni is kollarina yonelecek. Yani 90'larin ortasindaki teknoloji atilimina benzer -- ama o kadar abartili olmayan -- yeni ekonomi hamlesi yasayabilecegimizi dusunuyorum. Benim favorim alternetif enerji. Petrol fiyatlari ciktikca ve "aman petrol bitiyor" paniklerini duydukca bu sektor icin daha bir hevesleniyorum. Ayi piyasalari yeni sampiyonlari kesfetme surecidir. Bu Turkcell Super Lig degil. Illa BJK, FB, GS'den biri sampiyon olacak diye birsey yok...

Sonucta piyasa yeni liderini bulana kadar biraz zorlanabilir. Ama yukarida yazdigim nedenlerden dolayi karliliklarin iyi, likiditenin bolca ve onumuzun acik oldugunu dusunuyorum.

Programda konusmadigim ancak benim bu gunlerde cok kafa patlattigim bir konu da gelisen mi gelismis ulke hisse senetlerinin mi daha iyi performans gosterecegi. Gelismis ulkelere ben sadece ABD'yi koyuyorum. Ne Japonya'da ne de AB'den fazla bir beklentim yok.

Benim tahminim gelisen ulke hisseleri likidite ile destekleneck. FEd ve diger merkez bankalari sifir faize devam ettikce burda hayat var. Ozellikle de Asya ve diger kurlari dolara karsi sabit tutmaya calisan ulkelerde. Yukarida bahsettigim karlilik senaryosu gelisen ulkelere cok uygun degil. Likidite ile cikan piyasalar dogal olarak biraz daha dalgali seyir izler. ABD hisseleri ise artan karlilikla yukari cikar fikrindeyim. Su an icin gelisen ulkelerin daha iyi performans gosterecegi net bir konsensus. Bence durum bu kadar bariz degil. Bu yuzden portfoy yaklasimi daha iyi olur.

Wednesday, 11 November 2009

Istihdam Yazima Ek

Sayin Ercan Kumcu Haberturk'deki kose yazisinda dun bahsettigim konulara deginmis (http://www.haberturk.com/HTYazi.aspx?ID=5608). Ayni zamanda Turkiye ile ilgili de ilginc birkac rakam var bu yazida. Bu rakamlara bakildiginda dunku yazimin temasini goz onunde bulundurursak Turkiye icin ABD gibi buyume ve sirket karliliklari acisindan cok iyi bir tablo cikmiyor ortaya. Umarim verimlilik Sayin Kumcu'nun tahmini gibi onumuzdeki aylarda artar. Aksi takdirde hem buyume hem de hisse senetleri performansi acisindan bazi soru isaretleri ortaya cikar. Boyle bir durumda bono ve tahvil yatirimi tekrar on plana gelir.

Tuesday, 10 November 2009

Olacak O Kadar

Cuma gunu cikan istihdam rakamlari haftasonu bir panik havasina donusturuldu. Tekrar "istihdamsiz dirilme" soylemleri basladi ve dogal olarak da piyasalari olumsuz etkiledi. Kariyerimin basindan bu yana her dirilis de ayni hikayeyi dinliyorum. Asagidaki iki onemli ders bir turlu ogrenilemiyor:

  1. Istihdam oncu degil geriden gelen bir ekonomik gostergedir. Ekonomik dususun baslamasindan bir sure sonra dususe gecer ve dirilisden bir sure sonra issizlikde azalma gozlenir.
  2. Issizlikdeki artis sirket kar/zarar tablosunu duzeltmenin en onemli unsurlarindan biridir.

Bu iki onemli nedenden dolayi piyasalarin olumsuz tepki gostermesi yanlisti. Bunun otesinde ekonomik dongunun bu safhasinda istihdam yakindan izlenmesi gereken bir veri degil diye dusnuyorum.

Izlenmesi gerek onemli verilerden biri bence verimlilik. Gecen hafta aciklana rakamlar ABD'de cok olumlu bir table ortaya koymakta. Hem kapital hem de is gucu verimliligi artiyor. Bu gelisme de bence ABD'de surudurulebilir bir buyumenin temelinin atildigini gosteriyor. Yapisal olarak artan tasaruf oranlari da bu durumu destekliyor.

Bu rakamlarin ardindan benim piyasalar hakkindaki olumlu gorusum bir kez daha tehid edildi diye dusunuyorum.

Wednesday, 4 November 2009

Words are spoken, to be broken -- Depeche Mode

GM'in Opel'in satisindan vazgecmesine herhalde Frau Merkel su sekilde reaksiyon gostermistir: "Gec buldum, cabuk kaybettim". Burdaki sorun zaten bu ve bunun gibi sirket alim-satim ve birlesmelerinde hukumetlerin rolu ve/veya baskisi olmasi. Bu buyuklukte ve onemde islemler (deals) uzun vadeli fizibilite calismalarini sonunda gerceklesir. Kisa vadede istihdami desteklemek gibi yanlis nedenlerden olmamali. Boyle miyopik haraketler hep Bagdat'tan donmustur.

Bakiniz Warren Buffett'in son yatirimina: Burlington Northern Santa Fe. ABD'nin en buyuk tren yolu isletmelerinden biri. Sage of Omaha hayatinin en buyuk ve -- buyuk ihtimal -- en son sirket satin almasini gerceklestirdi. Peki bu islemin nedeni neydi? Hukumet mi istedi? Kesinlikle hayir. Buffett her zaman oldugu gibi "uzun vadeli temel analize dayali" bir yatirim yapmis gibi gorunuyor. Yani temelinde hissedarlarina daha cok getiri sagliyacak bir yatirim hedeflemis. Performansi tamamen ekonomik aktiviteye bagli olan bu sektorde dogal olarak hissiyat olumsuz ve neticesinde fiyatlar ucuzdu. Warren Buffett alisageldigimiz yatirim felsefesine uygun, uzun vadeli stabil ve surdurulebilir karliligi on plana cikardi.

GM-Opel gibi kriz sirasinda olusmus zorlama deal'lar bence kara bulutlar dagildikca cozulecek, geri adim atislar sikca gorulmeye baslanacak.

Sunu cok net biliyoruz: her ne kadar ozel sektor son 10 yilda birden fazla defa kapital dagitimi konusunda basarisiz olmus olsa da tarih bize devletlerin bu konuda cok daha basarisiz oldugunu kanitladi (SSCB ve sonrasi). Uzun vadede en buyuk risk hukumetlerin artan kendine guvenle bu cesit zorunlu evlilik ve kotu sermaye dagitimiyla ozel sektorun karlilik durumunu kalici bir sekilde asagi cekmesidir.

Dunku yazimin...

murekkebi kurumadan dolar/finansal varlik iliskisi ters trafatan bir kez daha tehid edildi. Yani dolar dustu her sey yukseldi.

Bu durum bize kisaca sunu gosteriyor. Eger Roubini gibi olumsuzlar arasindaysaniz su asamada servetinizi cok kolay sigoratalayabilirisniz (hedge). Yapmaniz gereken portfoyunuzun bir bolumunu dolara yatirmak.

Piyasalarin yonune gelince. Kisa vadede "dustukce al" mi yoksa "ciktikca sat" mi durumundayiz bunu onumuzdeki gunlerde daha net gorebilecegiz. Genelde likidite ile haraket eden piyasalarin kisa vadeli haraketlerini kestirmek guctur. Bu yuzden biraz ivmeye bakmak dogru olur.

Benim "overshoot" yani piyasalarin temel analizlerin belirliyecegi seviyelerden daha fazla cikacagi fikrimi degsitirecek bir gelisme henuz olmadi. Dolarda ciddi bir yukselis olasi degisimin habercisi olur. Bu konuda galiba biraz Profesor Roubini'nin gorusune sicak bakiyorum.

Tuesday, 3 November 2009

Her tasin altinda zayif dolar var

Altin fiyatlari neden cikiyor? -- Cunku dolar zayif.
Petrol fiyatlari neden yukseliyor? -- Cunku dolar zayif.
Hisse senetleri neden ralli ediyor? -- Cunku dolar zayif.
Faizler neden dusuk? -- Cunku dolar zayif.
........

Daha bu listeyi uzatabilirim. Her ne kadar bu iliskiler biraz daha kompleks olsa da kriz sonrasi piyasa haraketleri bize bunu soyluyor. Son gunlerde yasanan dusus de dolarin cikisiyla es zamanli oldu. Tam da dolar gomuculer herkesi ABD para biriminin sonunun geldigine inandirmak uzerelerdi.

Sonuncu haric digerleri uzerine cok yazdim, konustum. Faizlerin dusuk kalmasina biraz deginmek lazim.

Bazi merkez bankalari kendi para birimlerinin dolara karsi kuvvetli olmasinin arkasina saklanip gevsek para politikalarini daha da uzun sure surdumeye calisiyorlar. Teknik anlamda para politikasini sikilastirma isini kura birakmis durumdalar. Bu sekilde ekonomiler buyume trendine donseler bile kuvvetli kur enflasyon artisini onleyecek.

Hep soylerim. Asya krizden hicbir sey ogrenmediysek merkez bankalarinin ya para ya da kur politikasi yonetebilecekleri. Ikisi beraber olmuyor, olmiyacak. Butun para politikasini su an oldugu gibi kura baglamak cok yanlis.

Netice de dolardaki cikis devam ederse hem piyasalar olumsuz etkilenecek hem de ozelikle Asya ulkelerinde faiz arttirimlari one cekilecek. Benim tahminim TL de zayiflama devam ederse merkez bankasinin vadettigi faiz indirimleri gelmeye bilir.