Wednesday, 7 December 2011

Fikrimi değiştirdim!


Bugün TV'de bir kez daha euro tutmam dedim. Ama aşağıdaki link’ten Euro'nun 10. yıl videosunu seyredince biraz duygulandım, acaba çok mu sert konuşuyorum diye düşündüm.   Bu Youtube’da diye şaka sanmayın. ECB tarafından reklam amaçlı hazırlatılmış. Her ülkenin resmi web sitesinde var. 


Size değişik bir perspektif. Geçen Ağustos ayında doların 150. doğum gününü kutladık. Dolar bu süreçte ne badireler atlattı. Rezerv para konumuna hayatının ancak ikinci yarısında ulaştı.  Aslında en zor yılları ilk yıllarıydı. İç savaş sırasında birçok kez yok olma tehlikesi geçirdi. Bu açıdan bakıldığında Euro gibi yeni bir para biriminin 10.yılını bu kadar sorunlu bitirmesi çok büyük sürpriz olmamalı.

Euro global finans için çok büyük bir şans. Dünyanın daha çok dalgalı kura ihtiyacı var. Bu dönem atlatılınca daha sağlıklı bir euro çıkacak ortaya. Özellikle sağlıklı sözünü kullanıyorum. Güçlü desem değer kazanacak gibi algılanır. Benim üstüne basarak söylediğim kurlar çözümünün parçasıdır, sorunun değil. Euro zayıf olsun ki topluluk içinde gerçekleşemeyen rekabet sorunu topluluk dışı ülkelere karşı gerçekleşsin. 

Bazı ülkeler için EuroSon ama euro son olmasın.

Yeni yıla girerken hep birlikte nice 10 yıllara Euro diyelim.  

Tuesday, 6 December 2011

Santa Claus v S&P



S&P yetkilileri Santa’nın kızağının önüne tuz atıyor. Santa, bu ekstra sürtünmeyi yenmek için ren geyiklerine red bull içirme yoluna gidiyor. Yatırımcılara onların kötü performanslarını biraz olsun düzeltecek yılsonu rallisini vermek için çabalıyor. Bakalım kim kazanacak?  

Ancak diğer bir mücadelenin sonucunu biliyoruz. Almanya – Fransa maçını Almanya kazandı. Fransızlar son dakikalarda farkı azaltsa da sonuç değişmedi. Böylece içinde bulunduğumuz krizi bir kenara itip ileride benzer krizler olmasın diye “katı” bir yapı çıktı ortaya. Kısaca bu kriz akut olmaktan çıkarılıp kronik hale sokulmaya çalışılıyor. Bu yapı Euro ilk ortaya çıktığında inşa edilseydi bugün bu sorunlar ortaya çıkmayabilirlerdi. Çıkmazdı bile diyemiyorum. 

Fransa ve Almanya’nın üzerinde anlaştığı yapıyı bütün diğer ülkeler kabul etse de (17 ülke, 27 ülke mi o da belli değil) bu bizi orta vadede EuroSon sorunundan kurtarmaz. Şu anda sıkıntılı hiçbir ülke bu şartlarda birlik içinde kalmak istemez. Yıllar sürecek kemer sıkma ve deflasyon hiç çekilmez. Bir de demografik bomba var ki ona hiç girmeyelim. 

Sunday, 4 December 2011

Deliliğin tanımı


 “DIKKAT” yazımı yayımlamanın üzerinden saatler geçmeden merkez bankaları koordine olarak para piyasalarına müdahale ettiler. Daha doğrusu etmek zorunda kaldılar. Bu hareket biraz panik kokuyordu. Acaba hangi banka uçurumun kenarına geldi diye düşündürdü açıkçası beni.


Panik altında olsa da istenilen etkiyi yaptı. En azından kısa vadede. Bu tip müdahalelerden çok yaşadık son birkaç senede. Piyasalar Pavolov’un deneyindeki gibi her seferinde ilk olarak olumlu reaksiyon verirken arkasından durumun vahametini anlayıp satışa geçiyorlar. Einstein’a göre delilik aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek. Daha fazla yoruma gerek duymuyorum. 

Bütün nefesler tutuldu. Herkes Perşembe ve Cuma günleri yapılacak toplantıların sonuçlarına kilitlenmiş durumda. Son günlerde bütün ekonomistler Santa’ya liste yapan çocuklar gibi beklentilerini yazıyorlar. Bunları Noel şarkıları eşliğinde okurken şu hisse kapılıyorum: Sanki istek listesindekilerin oluşu piyasa deyimiyle “tail risk”, düşük olasılıklı ama etkisi büyük. Yazılanlardan çıkan, kötü sonuçların daha “normal” olduğu yönünde. Benim talebim komünikasyon tarafında: lütfen her kafadan bir ses çıkmasın. Liderlerden kısa çöpü çeken çıkıp bize ne karar aldıklarını açık bir şekilde anlatsın. Şu ana kadar EuroSon PR’da felaketti.  
 
Ben bu satırları yazarken Mario Monti İtalya paketini açıkladı. Okuduklarımda büyümeyle ilgili yeni ekonomik politikalara rastlamadım.  Yarın oylama sırasında detaylara daha yakından bakma şansımız olacak. İtalya’nın yeni Yunanistan olduğunu düşünürsek umarım Yunanistan paketlerinden bir şeyler öğrenilmiştir ve büyüme açılımları vardır.  Yoksa yeni bir kemer sıkmadan başka bir şey içermeyen bir paket gerçekten Einstein’ı haklı çıkaracak delilik tanımı hakkında. Kritik haftaya kötü bir başlangıç olacak.

Wednesday, 30 November 2011

DİKKAT


Her sabah birçok habere uyanıyoruz EuroSon ile ilgili. Geçen haftaki sert düşüşlerin ardından piyasalar olumlu haberlere kulak vermiş gibi görünüyor hafta başından beri. Ancak şu çok açık bir şekilde bilinmeli: artık yüzde üçe-beşe bakılacak zaman değil.

Önümüzdeki günlerde en azından ECB'den beklenenler gerçekleşmezse ECB'nin merkez bankası olacağı bir yapı kalmayacak ortada.

Ben EuroSon'da meydana gelecek herhangi bir krizin iki nedenden dolayı Lehman sonrasından çok daha kötü olacağı inancındayım. Birincisi devletler çok daha büyük borç yükleri altında ve hareket alanları çok daha dar. Borcu artıracak her kurtarma operasyonu daha kötü sonuçlar verecektir. İkincisi son 18 ay içerisinde yetkililerin kredibilitesi ciddi hasar gördü ve yumruğunu masaya vurup sözünü dinletecek biri yok ortada.

Benim eğitimlerimde şirketlere ve öğrencilere risk yönetimi açısından öğrettiğim en önemli araçlardan biri karar ağacı. Bir karar ağacı yapılırsa, çok düşük olasılıklarda bile ortaya çıkacak kayıpların ne denli büyük olabileceği göz önüne alındığında çok dikkatli olunması gerekir.

Şu an işimiz risk yönetimi ve mümkün olduğu kadar likit kalmakta yarar var. Lehman zamanına göre bu sefer tek olumlu olan bu krizin “ağır çekim tren kazası” şeklinde gelişiyor olması. Bu yüzden ekonomik aktörlerin büyük kısmının kendilerini koruduğunu düşünüyorum, ya da düşünmek istiyorum. Ancak piyasaların hala kötü haber olmayışını iyi haber olarak algılaması beni biraz karamsarlığa düşürüyor.

Bu uyarı sadece piyasalarda yatırım yapanlar için değil. Şirketler de lütfen 2008 sonunu akıllarında tutarak hareket etsin. Alternatif getirinin cazip olmadığı bir ortamda fazla nakit taşımanın maliyetli olmadığını düşünüyorum.

Friday, 18 November 2011

ECB Fed olmayacaksa ben yokum

Fazla çabalamayalım. Kısa vade yatırım stratejisi kolaylaştı:

  • Son birkaç günde Alman yetkililerden ECB’nin yapabilirlikleri hakkında gelen yorumlar stres altındaki ülkelere baskı amaçlı basit bir politik manevra değil de gerçeği yansıtıyorsa KAÇIN.
 
  • ECB, Fed gibi yumruğunu masaya vurup lender of last resort olduğunu kabul eder ve ‘’her şekilde finansal sektörün arkasında duracağım’’ der. Bilançolarına baktığımız zaman kriz başından beri Fed üçe katlamış, ECB sadece %50 arttırmış. Sonuçta bayağı bir gidecek yolu var. Bu işlemler sonunda yapısal sorunlar çözülmese de piyasada ciddi bir ralli olur. ALIN. 

Bugün Başkan Mario Draghi’nin söylemleri de pek aydınlatıcı olmadı. Ancak vakit kalmadı. Yunanistan’ın aksine İtalya’nın EuroSon’dan çıkışının maliyeti çok düşük. Ben bu sabah NTV’de buna istinaden bir İtalya yol haritası çizdim. Bu konuda detaylara devam edeceğim.