Oynanabilir diye düşündüğüm hareketi 3 tekerlek üzerine oturtmuştum. Bunlardan ikisi patladı, birisi fena halde hava kaçırıyor. ABD’de ISM rakamları bize yanlış sinyal vermiş gibi görünüyor. Çıkan istihdam rakamlarının mazereti yok. Hem kötü hem de daha önceki rakamlar aşağı doğru revize edildi. 2009 Haziran ayından beri büyüyen bir ekonomide işsizlik daha alt seviyelere doğru iniyor olmalıydı. Benim yapısal anlamda karamsar görüşümü bile geride bıraktı. Burada tek iyi haber bu işsizlikle büyük ihtimal şirket karları iyi gelecek. Çin deseniz o da pek olumlu değil. Hem enflasyon beklenin üzerinde geldi hem de ticaret rakamları çok zayıf. İç ve dış talebin kötü olduğunu gösteriyor. Hava kaçıran lastik ise Avrupa. Bir şekilde Yunanistan sorununu çözmek istiyorlar ama bir türlü doğru formül bulunamıyor. Tam bir yolunu bulduk derken bu sefer de oyunbozan kredi derecelendirme kurumları tekere çomak sokuyor. “İsteklerine dikkat et, gerçekleşebilir” denir ya tam öyle oldu. Avrupalılar bu kurumların daha disiplinli ve ileriye dönük kredi notu vermeleri gerektiğini söylüyorlardı. Oldu…
Sunday, 10 July 2011
Bunları da aşarsa…
Wednesday, 6 July 2011
Portekiz = Bengaldeş = El Salvador = Filipinler --- Sürpriz Olmadı
Daha bu başlangıç. Gidilecek yol uzun. Bizim 2001 krizi sonrası sıkça kullandığımız borç dinamikleri denklemleri PIIGS’e uygulandığında net bir şekilde görülüyor ki kefeni yırtan tek İspanya var. O da limitte.
AB tahminlerine göre Yunan ekonomisi bu sene %3.75 küçüldükten sonra 2012 yılında %0.6 büyüyecekmiş! Euro’dan çıkana kadar maalesef büyüme hayal bizim komşuya. Büyüme olmayınca da borç dinamikleri ça-lış-maz.
Tuesday, 5 July 2011
Kulak Asmayın
Geçen yazımın sonunda risklerin hala yüksek olduğunu belirtmiştim. Hem de çok yüksek. Ara sıra okuyor, dinliyor ve gülüyorum. Bir kısım analist Yunan default durumunun piyasalar tarafından hali hazırda fiyatlandığından bahsediyorlar. Bunlara kulak asmayın. Böyle bir kredi olayı (credit event) çok ciddi şok dalgaları yaratır. Genelde yumurta kapıya dayanmadan çözüm üretmeye yanaşmayan Avrupalıların hararetle çalışmaları ve kredi derecelendirme kurumlarını kafa-kola almaya çalışmaları bu yüzden. Yatırım yapan herkesin eli tetikte olmalı diye düşünüyorum.
Sunday, 3 July 2011
Oynanabilir
Yunanistan: Top taca atıldı. Avrupa kısa vadede (rahat olmasa da) bir nefes aldı.
ABD: ISM beklenenin üzerinde geldi. Japon depreminden uzaklaştıkça işler iyiye gidecek, zayıf ekonomik aktivite dönemi geçici hissi verdi.
Çin: İmalat endeksi başarılı değildi. Ancak hem 50 sınırı üzerinde kaldı hem de sıkılaştırmanın biteceği fikrini pekiştirdi.
Her ne kadar kısa vade stratejileri yapmaktan çekinsem de son günlerde bu konuda o kadar çok soru aldım ki yıldım. Yukarda yazdıklarım ışığında tatile gitmeyip ekran önünde kalacak ya da kalmayı tercih eden yatırımcılar için piyasalarda oynanabilir bir yaz çıkışı yakalamak mümkün. Ne kadar sürer, nereye kadar tırmanır bilemiyorum. Birinci soru gelecek verilere bağlı. İkincisini ise tekniği yüksek, (el) bilekleri yumuşak analizci arkadaşlara danışın. Ekran başında olmayanlar, “alayım da tatile çıkayım” diyenler için pek pozisyon tavsiye etmem. Hala riskler yüksek, yukarıda yazdığım üç madde de hemen değişebilir ve bir anda ters hareketlerle karşılaşılabilinir. Tatili mahvetmenin anlamı yok…
Thursday, 16 June 2011
Landing
Biraz uçak havası solumuş herkes bilir. Uçuşların en riskli bolumu kalkış ve iniştir. Kalkalı çok oldu, uzun zamandır inilmesi gerekiyor ancak bazı özel sebeplerden dolayı bir süredir ineceğimiz alanın etrafında turluyoruz. İki seçenek görünüyor. Birincisi benzin bitmez diye dua edip mümkün olduğu kadar uçuşu uzatmak. Öteki, bu riski göze almadan bir an önce kendi inisiyatifimizle inişe geçmek. Ama bir şekilde inilecek.
Uçak benzetmesinden farklı olarak ekonomik büyüme ne kadar uzun olur ve bu süreçte ne denli büyük dengesizlikler yaratılırsa iniş o kadar sancılı geçer. Yanlışlarda ısrar kriz doğurur. Kim ne çeşit ekonomik teorilerle bu durumun “yeni ortam” olduğunu ve sürdürülebilirliğini kanıtlamaya çalışırsa çalışsın durum değişmez. Yer çekimi herkese adil davranır. Bunun en ekstrem örneği 2008 krizidir. İnmek istemeyenleri indirdiler bu krizde. Beklenmedik bir yerden. Sonrası bildiğiniz gibi.
Son Yunanistan örneği bize bir şey daha öğretmiş olmalı. Doğru politikaların uygulanmaya başlaması başarı için bir garanti olmadığı gibi piyasalar için de bir alım fırsatı da yaratmadı. Geçen senen açıklanan ekonomik paketleri alımla kutlayanlar maalesef yaslı gözlerle su anki tabloyu izlemekte. Doğru politikaların belirlenip uygulanmaya koyulması bir sürecin başlangıcıdır, bitişi değil. Bunlar çok dramatik örnekler oldu diyenleriniz olabilir. Onlara daha yumuşak iniş olan Hindistan örneğine bakmalarını öneririm. Bu sürecin nasıl geçirildiğini bu ülkede piyasaların son aylardaki performansından izleyebilirler.
Dengesizliklerden kurtulmak için kemer sıkmak aynı zamanda can da sıkar. Sıkmalı, yoksa bir işe yaramaz. Mali ve/veya para politikaları uygulanarak başlatılan bu dönem, dengesizliklerin boyutu ve hedeflenen noktanın uzaklığı ile doğru orantılı olarak uzun bir süreç olabilir. Bu ekonomik politikaların uygulanacak olması her ne kadar orta ve uzun vadede gerekli ve olumlu olsa da kısa vade de ekonominin büyük kesimini üzer. İşin bir başka boyutu da belirsizliktir. Bu süreçlerde iki belirsizlik ön plana çıkar. Birincisi ekonomik politika belirsizliği (policy or regulatory uncertainty). Bu hangi araçlar kullanılacak ve hangi sektörler hedeflenecek belirsizliğidir. İkincisi ise “akşamdan kalmışlar” belirsizliğidir. Bunların tespiti güç olduğundan dikkatli davranmak gerekir.
Subscribe to:
Posts (Atom)