Bu haber Euro için hem iyi hem de kötü. Kısa vadede rekor short pozisyonları gören biraz Euro alımına geçebilir ama…
Tarafsız olmaya çalışıyorum ve tekrar tekrar üzerinden geçiyorum neden dolar sevdiğimin. Kapitale olan getiri farklılıklarının doları nasıl desteklediğini gecen hafta izah ettim. Simdi de Euro açısından bakalım. ECB, Almanya ve Fransa’nın Yunanistan’la ilgili gördüğüm kadarıyla iki seçeneği kaldı:
• Kurtarılmasın: Bu durumda Yunanistan çok kısa bir sürede Euro’dan çıkıp kendi para birimini ilan eder ve bu arada çok ciddi bir devalüasyon yaşar. Gecen sene sonu ECB’nin yayınladığı araştırmaya dayanarak hatta AB’den bile çıkacağını soyliyebiliriz. AB tarafından bakıldığında bunun aslında daha çok Eurozone’nun kurumsal yapısındaki sorundan kaynaklandığı netleşir. Sonuçta bütün Euro kavramı tekrar gözden geçirilir. Böyle olmasa bile ECB baksa ülkelerin de (ne de olsa artik hepsi PIGS: Portugal, Ireland, Greece, Spain) ayni akıbete uğramaması için Euro’nun zayıflaması gerektiği kararına varır. Bütün bu süreçte dolar tırmanmaya devam eder.
• Kurtarılsın: Ciddi bir para enjeksiyonu ile Yunanistan içinde bulunduğu mali çıkmazdan kurtarılabilir. Bu da dolar destekleyici bir senaryo.
Sonuçta dolara karsı fazla değer kazanan ülkelerde/bölgelerde uzun vadede ciddi problemler doğuyor. Hala doların yakin zamanda rezerv para pozisyonunu kaybedeceğini düşünen var mı?
Tuesday, 9 February 2010
Bütün bunlar olurken…
Frankfurt havaalanında uçak bekliyorum. Karşımda bir beyin elindeki dergiye gözüm takıldı. Citibank’dayken benim de arada yazı yazdığım Almanca Focus dergisi. Kapağında “Mr Inflation” yazıyor. Yanında da Ben Bernanke’nin resmi.
Hayretler içinde kaldım. Almanlar bu ortamda gerçekten enflasyon endişesi içindeler ve kapaktaki resimden de anlaşılacağı gibi gelecek enflasyon için Bernanke’yi suçluyorlar. Tabir-i caiz ise “köy yanar kahpe taranır”. Hem yazıyı yazan hem de dergiyi çıkaranlar ya borç deflâsyonu konseptini duymamış ya da son zamanlarda para arzı rakamlarına hiç bakmıyorlar.
Şu an piyasalara borç deflâsyonu riski hakim, enflasyon değil. Devamlı yazıp söylüyorum, enflasyon/deflasyon ille de mal ve servis fiyatlarında olacak değil.
Her fırsatta merkez bankalarının para basmasından bahsediliyor. Bu basılan paranın krediye dönüşüp reel ekonomide yüksek talep yarattığına dair bir delil var mı? Aksine gelişmiş ülkelerde para arzı rakamları küçülmenin esiğinde.
Gelişen ülkeler başka hikaye. Maalesef onlar batıdan gelen müziğe kendilerini fazla kaptırmışlardı. Enflasyon orda biraz daha on plana çıkıyor.
Hayretler içinde kaldım. Almanlar bu ortamda gerçekten enflasyon endişesi içindeler ve kapaktaki resimden de anlaşılacağı gibi gelecek enflasyon için Bernanke’yi suçluyorlar. Tabir-i caiz ise “köy yanar kahpe taranır”. Hem yazıyı yazan hem de dergiyi çıkaranlar ya borç deflâsyonu konseptini duymamış ya da son zamanlarda para arzı rakamlarına hiç bakmıyorlar.
Şu an piyasalara borç deflâsyonu riski hakim, enflasyon değil. Devamlı yazıp söylüyorum, enflasyon/deflasyon ille de mal ve servis fiyatlarında olacak değil.
Her fırsatta merkez bankalarının para basmasından bahsediliyor. Bu basılan paranın krediye dönüşüp reel ekonomide yüksek talep yarattığına dair bir delil var mı? Aksine gelişmiş ülkelerde para arzı rakamları küçülmenin esiğinde.
Gelişen ülkeler başka hikaye. Maalesef onlar batıdan gelen müziğe kendilerini fazla kaptırmışlardı. Enflasyon orda biraz daha on plana çıkıyor.
Tuesday, 2 February 2010
On Eurozone Adjustment (English)
I have mentioned several times on various media of one of the trades off we learned from successive crises: deflate or devalue. Thus I often called exchange rates as part of the solution rather than part of the problem. A country under pressure to adjust imbalances in its economy can allow its currency to depreciate to absorb some of the burden of that adjustment a la UK recently. Below is the openning paragraph from Martin Wolf`'s FT article dated January 5, 2010 on how Eurozone countires cope given fixed exchange rate regimes. I wanted to share this as I am asked too many questions on Greece and Euro. I would recommend all to make time to read the rest of this article.
"What would have happened during the financial crisis if the euro had not existed? The short answer is that there would have been currency crises among its members. The currencies of Greece, Ireland, Italy, Portugal and Spain would surely have fallen sharply against the old D-Mark. That is the outcome the creators of the eurozone wished to avoid. They have been successful. But, if the exchange rate cannot adjust, something else must instead. That “something else” is the economies of peripheral eurozone member countries. They are locked into competitive disinflation against Germany, the world’s foremost exporter of very high-quality manufactures. I wish them luck...."
"What would have happened during the financial crisis if the euro had not existed? The short answer is that there would have been currency crises among its members. The currencies of Greece, Ireland, Italy, Portugal and Spain would surely have fallen sharply against the old D-Mark. That is the outcome the creators of the eurozone wished to avoid. They have been successful. But, if the exchange rate cannot adjust, something else must instead. That “something else” is the economies of peripheral eurozone member countries. They are locked into competitive disinflation against Germany, the world’s foremost exporter of very high-quality manufactures. I wish them luck...."
Monday, 1 February 2010
Enflasyon, Faiz ve Kur
Önümüzdeki haftalar gelişen ülke para birimleri dolara karşı güçlenecek diyen analistlerin teste tutulma zamanı olacak. Tahmin edebileceğiniz gibi bir dollar bull olarak ben bu fikre katılmıyorum.
Enflasyonun ve faiz arttirimlarinin basta Asya olmak üzere genelde gelişen ülkelerde, gelişmişlere göre çok daha erken ortaya çıkacağını sık sık vurguluyordum. Bence gecen ayin enflasyon rakamları Asya merkez bankalarının geç bile kaldığını gösteriyor. Asya yine ayni hatayı yaptı ve büyümeyi enflasyona tercih etti. Bizde de durum çok farklı değil.
Artan faizlerin bu ülkelerin kurlarını destekleyeceğini düşünüyor analistler. Ancak ben genelde faiz farklılıklarının kurları oynatmadığı kanaatindeyim. Bu teori kriz başından beri, bırakın egzotik kurları, dolar/Euro paritesinin akil almaz salınımlarını açıklamakta güçlük çeker.
Her ekonomik döngüde beni en çok şaşırtan kapitale olan getirinin (return on capital aka ROC) tamamen bir dışsal faktör olarak algılanması. Oysa ekonomik durgunluktan çıkış ROC’deki düzelmeyle baslar. Kapitale olan getirinin artması da o ülkeye (sektöre yada şirkete) para girişine neden olur. ABD’de ROC’un neden sürpriz bir şekilde yükseleceğini birçok kez yazdım ve TV’de anlattım. Bence dolardaki güçlenmenin ana nedenlerinden biri de bu.
Enflasyonun ve faiz arttirimlarinin basta Asya olmak üzere genelde gelişen ülkelerde, gelişmişlere göre çok daha erken ortaya çıkacağını sık sık vurguluyordum. Bence gecen ayin enflasyon rakamları Asya merkez bankalarının geç bile kaldığını gösteriyor. Asya yine ayni hatayı yaptı ve büyümeyi enflasyona tercih etti. Bizde de durum çok farklı değil.
Artan faizlerin bu ülkelerin kurlarını destekleyeceğini düşünüyor analistler. Ancak ben genelde faiz farklılıklarının kurları oynatmadığı kanaatindeyim. Bu teori kriz başından beri, bırakın egzotik kurları, dolar/Euro paritesinin akil almaz salınımlarını açıklamakta güçlük çeker.
Her ekonomik döngüde beni en çok şaşırtan kapitale olan getirinin (return on capital aka ROC) tamamen bir dışsal faktör olarak algılanması. Oysa ekonomik durgunluktan çıkış ROC’deki düzelmeyle baslar. Kapitale olan getirinin artması da o ülkeye (sektöre yada şirkete) para girişine neden olur. ABD’de ROC’un neden sürpriz bir şekilde yükseleceğini birçok kez yazdım ve TV’de anlattım. Bence dolardaki güçlenmenin ana nedenlerinden biri de bu.
Saturday, 30 January 2010
Küçük rakamlar senesi
2-0-1-0. Hepsi küçük rakam. Bize iyi bir ipucu veriyor. Bu sene getiriler iyi olmayacak demektir!
Beni tanıyanlar bu şekilde fal olaylarına pek karışmadığımı bilirler. Ama 2-0-1-0 rakamları gerçekten benim söylemek istediğimi iyi açıklıyor: çok büyük bir kaza olmazsa bu sene küçük getiriler senesi olacak. Daha da açık söylemek gerekirse artık küçük rakamlara alışma zamanı geldi.
Büyük rakamlar için 2008-2009 kriz dönemine bakmayın sadece. 2003 den beri çok ciddi büyük mutlak (absolute) getiriler gördük. Simdi bu dönem kapanıyor. Artik yavaş yavaş temettülere, faiz getirilerine dikkatli bakmak gerekecek. Çünkü 2010 artık normalleşme senesi.
Geçen gün okuduğum bir kitapta gözüme ilişti. S&P500 1926-1995 seneleri arasında aylık ortalama %+0,6 getiri sağlamış. Karsilastiridigimizda son senelerde gerçekten uçuk.
Ben bu sene yine pozitif getiriler elde edileceğini düşünüyorum ama “ekmek aslanın ağzında” olacak. Bu düzeltmeyi bir fırsat bilip yatırım stratejilerini bu yönde tekrar gözden geçirmekte yarar var. Olmayan yerden büyük getiri yaratmak için büyük riskli pozisyonlar taşımak gerekir. Böyle bir riski karşılayacak getiriler olmayacağı fikrindeyim.
Beni tanıyanlar bu şekilde fal olaylarına pek karışmadığımı bilirler. Ama 2-0-1-0 rakamları gerçekten benim söylemek istediğimi iyi açıklıyor: çok büyük bir kaza olmazsa bu sene küçük getiriler senesi olacak. Daha da açık söylemek gerekirse artık küçük rakamlara alışma zamanı geldi.
Büyük rakamlar için 2008-2009 kriz dönemine bakmayın sadece. 2003 den beri çok ciddi büyük mutlak (absolute) getiriler gördük. Simdi bu dönem kapanıyor. Artik yavaş yavaş temettülere, faiz getirilerine dikkatli bakmak gerekecek. Çünkü 2010 artık normalleşme senesi.
Geçen gün okuduğum bir kitapta gözüme ilişti. S&P500 1926-1995 seneleri arasında aylık ortalama %+0,6 getiri sağlamış. Karsilastiridigimizda son senelerde gerçekten uçuk.
Ben bu sene yine pozitif getiriler elde edileceğini düşünüyorum ama “ekmek aslanın ağzında” olacak. Bu düzeltmeyi bir fırsat bilip yatırım stratejilerini bu yönde tekrar gözden geçirmekte yarar var. Olmayan yerden büyük getiri yaratmak için büyük riskli pozisyonlar taşımak gerekir. Böyle bir riski karşılayacak getiriler olmayacağı fikrindeyim.
Kafanız karıştı mı?
ABD son 6 yılın en iyi büyüme rakamlarını açıkladı. Buna rağmen reel ekonomiyi yansıtan hisse senetleri dutsu dun. Bu nasıl oluyor?
Birçok cevabi var:
1. Piyasalar büyüme ile hareket etmez.
2. Büyüme karlardaki büyümeyi güçlendirdiği sürece olumludur.
3. Büyümenin biraz da sürpriz olması gerekir. Beklenti doğrultusunda gelen rakamlar piyasaları hareket ettirmez.
4. İlk üç nokta geneldi. Bu dördüncü ise daha günümüze uygun. Benim Eylül ayında “sweet spot” adını verdigim dönem son erdi. Yani büyüme geri geliyor. Bunun neticesinde de piyasa faiz arttırımı endisesine girdi. Bir de Yunanistan gibi “sovereign” yani ülke riskleri on plana çıkınca bir anda yüksek faiz-büyüme- borç çevirme kâbus gibi çöktü.
Son TV programımda genelde olumlu olduğumu söylemiş ancak 2009 gibi bir yıl olmayacağını net bir şekilde belirtmiştim. Detay bir sonraki blogda.
Birçok cevabi var:
1. Piyasalar büyüme ile hareket etmez.
2. Büyüme karlardaki büyümeyi güçlendirdiği sürece olumludur.
3. Büyümenin biraz da sürpriz olması gerekir. Beklenti doğrultusunda gelen rakamlar piyasaları hareket ettirmez.
4. İlk üç nokta geneldi. Bu dördüncü ise daha günümüze uygun. Benim Eylül ayında “sweet spot” adını verdigim dönem son erdi. Yani büyüme geri geliyor. Bunun neticesinde de piyasa faiz arttırımı endisesine girdi. Bir de Yunanistan gibi “sovereign” yani ülke riskleri on plana çıkınca bir anda yüksek faiz-büyüme- borç çevirme kâbus gibi çöktü.
Son TV programımda genelde olumlu olduğumu söylemiş ancak 2009 gibi bir yıl olmayacağını net bir şekilde belirtmiştim. Detay bir sonraki blogda.
Thursday, 28 January 2010
Sabah parkta bir suru kuğu gördüm, iki tanesi siyahtı.
Son birkaç senede Nicholas Taleb’in Black Swan (Siyah Kuğu) kitabini ya okumuşsunuzdur ya da hakkında bir şeyler duymuşsunuzdur diye tahmin ediyorum. O yüzden fazla detaya girmeden sadece sunu söylemek istiyorum: Black Swan olma ihtimali küçük fakat olursa tahribatı büyük olaylar. Böyle olaylara karsı pozisyon alarak çok ciddi paralar kazanılabilir. Ama unutmayalım olasılığı düşük olaylardan bahsediyoruz. Bir de eklemekte yarar var bunlar komple teorisi değil. Sadece yatırım stratejileri
1. Yunanistan AB tarafından kurtarılmaz. Euro’dan çıkmak zorunda kalır. Bu şekilde diğer Euro’ya dahil olmak isteyen ülkelere de bir sinyal gönderilmiş olur. Bu ivme politik tarafa da yansır ve çekirdek Avrupa fikri tekrar destek görmeye baslar.
Nasıl pozisyon alınmalı: Buy Greek CDS
2. ABD Cin’i “kur manipülasyon” yapan ülke ilan eder. İki ülke arasında korumacı sürtüşmeler baslar. ABD için daha iyi bir zaman olamaz. Ciddi tasarruf fazlaları üretiliyor. Cari işlemler açığı da daraldı. Neticede çok ciddi bir para girişi gerekmiyor ülkeye.
Nasıl Pozisyon alınmalı: deep out of the money put options on MSCI ex-Japan Asia
Dollar/Euro açısından bu iki black swan farklı neticeler doğurur. Birincisi doları güçlendirir, ikincisi zayıflatır. Bu yüzden kurlarla hedge etmek doğru olmaz.
1. Yunanistan AB tarafından kurtarılmaz. Euro’dan çıkmak zorunda kalır. Bu şekilde diğer Euro’ya dahil olmak isteyen ülkelere de bir sinyal gönderilmiş olur. Bu ivme politik tarafa da yansır ve çekirdek Avrupa fikri tekrar destek görmeye baslar.
Nasıl pozisyon alınmalı: Buy Greek CDS
2. ABD Cin’i “kur manipülasyon” yapan ülke ilan eder. İki ülke arasında korumacı sürtüşmeler baslar. ABD için daha iyi bir zaman olamaz. Ciddi tasarruf fazlaları üretiliyor. Cari işlemler açığı da daraldı. Neticede çok ciddi bir para girişi gerekmiyor ülkeye.
Nasıl Pozisyon alınmalı: deep out of the money put options on MSCI ex-Japan Asia
Dollar/Euro açısından bu iki black swan farklı neticeler doğurur. Birincisi doları güçlendirir, ikincisi zayıflatır. Bu yüzden kurlarla hedge etmek doğru olmaz.
Subscribe to:
Posts (Atom)